SIRRI ÇÖZÜLEMEYEN OLAYLAR..
Bilimadamlarının yüzyıllardır
çözemediği bir sır var: Ay yanılsaması! Ay'la ilgili hemen hemen herşey
biliniyor ama bu soruya cevap bulunamadı. İşte teoriler:
Dolunay, ufukta kocaman görünürken, yükseldikçe küçülüyor. Uzmanlar ise hâlâ bunun nedenini araştırıyor
Uzayın fethi yolunda göz kamaştırıcı adımlar atan, Ay'a ayak basan,
Mars'a uzay aracı gönderen insanoğlu, dünyanın uydusuyla ilgili basit
gibi gözüken bir sırrı hâlâ çözemedi. Bilim adamlarının kafalarını
asırlardır meşgul eden soru şu:
Dolunay neden ufuk çizgisindeyken, göğün en tepesinde olduğu andaki
halinden daha büyük görünür? Ay neden farklı konumlarda farklı
büyüklükte algılanır? Ayın 1987'den bu yana ilk kez yatay görüş
çizgisine bu kadar yakın olması, bu sonuçsuz kalan tartışmayı yeniden
alevlendirdi.
İşte 2 teori
1913'te Mario Ponzo tarafından ileri sürülen 'Ponzo İlüzyonu' teorisi.
Buna göre, insan beyni boyut algılamasını arka planla karşılaştırarak
yapıyor. Bu mantıkla Ay, ufuk çizgisindeyken yerdeki bina ve ağaç
siluetleri referans olarak alındığında, çok büyük olarak algılanıyor.
Bu teori, böyle referans noktaları olmayan pilotların Ay'ı büyük görme
nedenini açıklamıyor.
İkinci teori, beynin gökyüzünü küre şeklinde değil, düzleşmiş bir kubbe
olarak algıladığı varsayımına dayanıyor. Başımızın üzerindeki nesneler,
mesela tepemizdeki bir kuş aynı uzaklıkta olsa da ufukta uçana göre
yakın gözüküyor. Ay ufukta olunca da beynimiz, büyüklük ve uzaklığını
yanlış hesaplıyor.
26/5/2008, Kategori: UZAY VE UFO BOLUMU : Yorum (yok) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!
2012 YILI OLACAĞI DÜŞÜNÜLEN SENORYALAR.!!
Dikkat! Bu yazacaklarım size saçma gelebilir
Ama, özellikle ABD’de birçok kişi buna inanıyor. Muhtemelen Bush da bu
inançta biri. Zamanın sonuna geldik, yani Ahir zamandayız.. Yıldız
savaşlarına hazır olmalıyız. Her an dünyamız uzaylılar tarafından işgal
edilebilir.. Önümüzdeki 10 yıl zor geçecek. (Toplumsal kargaşalar,
şimşekler, volkan patlamaları, depremler, psikolojik sorunlar,
hastalıklar, açlık, haşereler ve göktaşları) Niburi gezegeni dünyamıza
yaklaşınca kızılca kıyamet kopacak! Kuzey Amerika, Avustralya, Japonya,
Güney Hindistan, Endonezya, Yeni Zellanda, Hollanda haritadan
silinecek.. Yeryüzünde Büyük Sion mabedinin çevresinde küçük bir
azınlık hayatta kalacak.. Bu “Kehanet”in doruk tarihi 2012, 21 Aralık.
Bu sonu hazırlayacak etkilerin yeryüzünde görülmeye başlayacağı tarih
2004 Nisan başı..
Sonunda, uzaydan gelecek tehdidi karşılamaya yönelik dünya savunması
için şimdiden nükleer başlıklı uydular yola çıkarılmış bile. Peki bu
savaşın gözlem üssü neresi olacak? Kehanetler, Babil ve ehramların
arasını gösteriyor. Yahudi ve Hıristiyan kahinlerin dini metinlere
getirdikleri yorumlar da bu coğrafyayı işaretliyor.. Yani anlayacağınız
ABD bölgeye dünya savunması için ve eğer gerçekten kutuplar ve ekvator
yer değiştirecek olursa, kendine yeni bir yaşam alanı olarak gördüğü
için, tarihin bu en büyük göçüne hazırlık yapmak üzere geliyor..
Baştan söyledim, bu iddialar size saçma gelebilir ama, Protesan vaiz
VAN IMPE “İsrail’in son soykırımı” ve “Tanrının yeni kehanetsel saati”
adındaki iki kitabında da buna benzer şeyler dillendiriyor.. Impe,
zamanın sonunda gerçekleşecek iyilerle kötülerin savaşı için Hıristiyan
dünyasını hazır olmaya çağırıyor. Bu savaşın adını biliyorsunuz,
Armegedon.. Mesih onları Anadolu’nun da içinde bulunduğu topraklarda
toplayacak, belli bir süre burada yaşadıktan sonra, başka dünyalara
doğru büyük yolculuğa çıkacaklar.. Ama önce “kötülerin” yeryüzünden
silinmesi gerekiyor.. Unutmayın “kötüler” biziz! Bu işin doğruluğu ya
da yanlışlığı bir yana, ABD’nin siyasetine yön veren akıl bu. Irak’a
ABD’ye destek için asker gönderenler, kendi cellatlarını alkışlamış
olurlar..
Impe sıradan biri değil. Karısı Rexella ile birlikte sunduğu Tv
programında her hafta bu kehaneti dillendiriyor.. Impe’ye göre Bush,
Tanrı ve kutsal ruh tarafından görevlendirilmiş özel biri. Impe bu
konuda Bush’a danışmanlık yapıyor ve Ulusal Güvenlik Danışmanı
Condolezza Rice ile de bu çerçevede temaslarını sürdürüyor.. Impe’ye
göre, kendisinin kıyametle ilgili hazırladığı yorumu, şu anda Bush’un
masasında. Bu projeyi, Bush, Impe’den istemiş.
30 kilo plutonyumla birlikte uzaya fırlatılan Cassini isimli uzay aracı
neyin nesi? Bu konuda NASA yetkilileri konuşmasa da, ABD’li bilim
adamları, uzaya fırlatılan nükleer başlıkla ilgili olarak “Cassini’yi
durdurun” diye bir kampanya başlattılarsa da, kimse olup bitenler
arasında bu sesi duymadı.. Cassini projesine karşı çıkanlar şunu
soruyorlardı: “Uzayda birilerini mi bekliyorsunuz? Niçin bu denli
etkili bir nükleer maddeyi uzay aracına yüklediniz?” Aynı günlerde aynı
soru, ABD Savunma Bakanlığı’na da yöneltiliyordu, çünkü ünlü “Yıldız
Savaşları” projesine yeniden start verilmiş, üstelik bütçesi çok daha
yükseltilmişti. “Bu ilginç silahları uzaya yerleştirerek kiminle
savaşmaya hazırlanıyorsunuz?” diye soruyordu bilim adamları,
“Beklediğiniz birileri varsa, bunu biz de bilelim!”
Bir internet yorumcusu, “bu ilginç gelişmelere başka kuşkuları da
ekliyor.. NASA, son üç ay içinde iki gelişmiş aracını art arda Mars
dolaylarında yitirdi. Hiçbir açıklama yok, sorulara verilen elle
tutulur yanıtlar yok. Bu araçlara ne oldu? Hiç kimse bilmiyor. Ancak,
eğer mayıs ayı dolaylarında Mars yakınlarından geçip Satürn’e doğru
yola devam edecek olan, plutonyum yüklü Cassini’nin de başına bir şey
gelirse, işler iyice ilginçleşeceğe benziyor” diyor ve bir başkası
ekliyor “Dünyada bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacak..”
Bu konularla ilgilenen tek rahip Impe değil.. Son günlerde en çok
konuşulan, üzerinde eser verilen konu bu ABD de.. Yeni uzay dinleri
icad ediliyor. Yeni teoriler ortaya atılıyor. Kehanet, din, bilim ve
siyaset insanların üzerinde en çok kafa patlattığı konular arasında yer
alıyor. Nereden geldik, nereye gidiyoruz, zamanın ve mekanın
neresindeyiz, mikro kozmos ve makro kozmos arasında savrulan
düşünceler, yeni çözümlemelerden çok, bir savruluşun, korku ve paniğin,
buna dayalı yeni bir mitolojik çağın başlangıcında bulunduğumuzun
sinyalini verir gibi. Selâm ve dua ile..[/size]
(-II-)
Burada yazdıklarımın doğruluğuna ben inanıyorum, ama ispat edemem.
İster inanın, isterseniz deli saçması deyin... Ama ben inanıyorum.
Olağanüstü günlerin arefesindeyiz. Mesela Mars Dünya'ya çok yakın
bir konumda bu akşam. 2278 yılda bir olan bir şey. Yani bir çok
insana nasip olmayan bir olay...
Neyse makaleye başlıyorum.
Sümer destanlarında olsun, Akad destanlarında olsun astronomik
terimler ve bilgiler çok fazladır. O çağdaki insanların mevcut
ilim ve teknolojileri ile bilmelerine imkan bulunmayan bu bilgileri
acaba nasıl öğrendiler. Plutonu bizler henüz 1933 yılında bulabil-
mişken, Sümerler 10.000 - 12.000 yıl önce nasıl biliyorlardı. Hem de
büyüklükleri ve yörüngeleri ile...
Hatta bizim hala bilmediğimiz Nibiru gezegenini bile biliyorlardı.
Kimi kitaplarda Nibiru yerine Marduk adı geçmektedir. Sümerlerin
yaratılış destanı Enuma Eliş (Yükseklerdeyken)'ten öğrendiğimize
göre, Tiamatla çarpıştıktan sonra adı Nibiru olmuştur. Marduk, eski
adıdır. Daha önce bu konuyu anlattığım için tekrar yazmıyorum.
(Güneş sisteminin oluşumu) tamamlandıktan sonra, Sümerlere göre
12 gezegen, kimi bazı uygarlıklara göre ise 10 gezegen belirtilir.
Sümerler; Güneş ve Ayı da gezegen kabul ettiklerinden 12 gezegen
olduğunu söylerler. Güneş ve Ayı dahil etmeyen uygarlıklara göre
ise 10 gezegen olması farklılık değildir. Yani Nibiru yada diğer
adı ile Marduk; 10. gezegendir. (Sümerlere göre 12. Gezegen)
Günümüzde kimi kaynaklarda "Planet X" adı ile de anılmaktadır.
Yani "X gezegeni" yada "bilinmeyen gezegen"...
Güneş sisteminde 3600 yılda bir devir yapan Nibiru, 21 Aralık 2012
yılında Dünyaya en yakın konuma gelecek ve 21 Aralık 2018 yılına
kadar bu yörüngede kalacaktır. Yani kabaca 2013 ve 2019 yılları
arasında Tiamatla çarpıştığı ve günümüzde asteroid kuşağı dediğimiz
Mars ve Jüpiter arasından geçecek ve tekrar gidecek...
Ayın bile Dünyamız üzerinde bu kadar etkisi varken, Nibiru'nun
gelmesi ile neler olabileceğini düşünmek bile istemiyorum. Mayalar
buna kıyamet yılı diyorlardı. Nibiru'nun gelişi ile; depremlerin
arttığını, tabi afetler olduğunu yazmaktadırlar. Ve bir gün Dünya'ya
çarpacağından korktukları için "Kıyamet Yılı" demektedirler. Ayrıca
iklim değişikliği olduğunu da yazmaktadırlar.
Şu anda içinde bulunduğumuz olaylara ne kadar benziyor değilmi?..
Bilim adamlarına göre 2012 yılı civarında kutupların manyetik alanı
sıfırlanacak ve bir günlüğüne ters dönecek. Sonra tekrar düzelecek.
Burada belirtemeyeceğim bir kaynağa göre ise Nibiru'nun gelişi
hesaplanan tarih olan 21 aralık 2012 de değil, günümüzden 4 - 4,5
yıl sonra olacak. Nedeni ise bilim adamlarının bilemediği ve yok
saydığı uzaydaki zaman eğrileri.
Yani; uzayda zaman sabit değildir. Kimi yerlerde yavaşlar, kimi
yerlerde ise hızlanır. Einstein bunu ispatlamıştır. Yani Nibiru
2008 - 2009 yılları arasında Dünya yakınlarına gelecek.
Buraya kadar yazdıklarım daha önce yazdıklarımın özeti idi.
Asıl konuya şimdi başlıyorum.
Nibiru ile gelen Nefilimlerden bahsetmiştim. ve Tufandan sonra
görünmediklerini yazmıştım. Yaptığım araştırmalar sonucunda Nefilim-
lerin Dünyada olduğunu öğrendim. Yüksek teknolojileri sayesinde
Özellikle deniz altında ve kutuplarda gizli yaşadıklarını öğrendim.
Sayıları çok azaldığı için kalabalık insanlardan uzak durmayı
yeğleyen Nefilimler, Özellikle Dünyada 12 noktada denizaltı ve yeraltı
şehirleri kurarak burada yaşamaktadırlar. Ufo ve Uso olarak bilinen
ve zaman zaman görülen araçların bir kısmı Nefilimelin araçlarıdır.
Bu araçlar atomları iyonize ederek enerji sağlamaktadırlar. Amerika
Donanması bu teknolojiyi tesadüfen mi buldu, yoksa onlardan mı öğrendi
bilemem ama, 1943 yılında bu teknolojiyi kulanarak koskoca transatlan-
tiği görünmez yapmışlardı. Bu deney, "Philadephia Deneyi" olarak
ün yapmıştır. Philadelphia'da kaybolan transatlantik, Norkfolk-Virginia
da görünmüş ve tekrar kaybolmuştur.
*****ların bir kısmı öldüğü, delirdiği veya çeşitli hastalıklara
yakalandığı için deney gizli tutuldu ve tekrarlanmadı. (Belki de
gizlice tekrarlanmıştır ve aksaklıklar giderilmiştir.)
Havada giden Ufolar ve su altında giden Usolar, bir çok insan tara-
fından görülmüş olup, Dünyanın bir çok yerinde kayıtları vardır.
Ama Nefilimlerin kimi insanlarla yaptığı anlaşma gereği, tüm bu
Ufo ve Uso olayları örtbas edilmiş, iddia edenlere de deli yada
sahtekar damgası basılmıştır. Nefilimler, kimi teknolojik bilgiler
karşılığında Dünyada gizlice yaşama garantisi almışlardır. Bermuda
Şeytan Üçgeni olarak bilinen bölge de Nefilimlerin yaşadığı böl-
gelerden biridir. Bu bölgede trafik fazla olduğundan garip olaylar
daha fazla dikkat çekmiştir. Oysa diğer 11 bölgede de aynı garip-
likler mevcuttur.
Bu bölgelerde gemi ve uçak kaybolma olayları ise, (Ufo ve Usoların
atomu iyonize ederek enerji sağladıklarını belirtmiştim) iyonize ol-
muş atomlara çarparak ve çok yüksek manyetik alan sebebiyle parça-
lanarak iyonize olmaları ve bulunamamalarından başka bir şey değildir.
Gemileri bulunupta *****ları bulunamayan garip olaylar ise; Diğer
uzaylıların inceleme yada başka amaçlarla insanları kaçırmalarından
başka bir şey değildir.
bu yazı alıntıdır ama çok değişik bir teori öne sürülmüş gerçekten bazı olaylar ve başka teorileri bütünlük içerisine alıyor..
15/5/2008, Kategori: UZAY VE UFO BOLUMU : Yorum (2) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!
<- : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->