ŞOK DİYETLER..
|
Az Yiyor ama Kilo
Alıyorsanız Mutlaka Okuyun Kilo fazlalığı ve şişmanlık sorunu ile ilgilenenlerin şaşırtıcı bir gözlemi var: Kilolu insanların çoğu zayıf olanlardan daha az yiyor, hatta neredeyse aç geziyor, ama yine de kilolarından kurtulamayıp depresyona giriyorlar... |
|
Sorun, az
yemekte değil, metabolik ve davranışsal bozukluklarda...
Kilolu insanların çoğu az miktarda yiyecek tüketmelerine
ve özellikle öğünlerde normalden az besin almalarına
rağmen kilo sorunları sürüp gidiyor. İşin kötüsü bu ‘az
yiyen’ ve genelde ‘aç gezen’ insanlar, bir türlü
çözemedikleri kilo sorunları nedeniyle kendilerini suçlu
ve beceriksiz hissediyorlar. Sosyal çevrenin onları
kilolarını kontrol etme yeteneğinden yoksun, zayıf
karakterli, dikkatsiz, özensiz, obur kişiler olarak
gördüğünü düşünüp üzülüyorlar. Kilo sorununa olan
kayıtsızlıkları veya sorunu çözmedeki yeteneksizlikleri
nedeniyle de ayıplandıklarını sanıp depresyona
giriyorlar... Gerçekte ise bilinenin tam tersi bir durum söz konusudur. Fazla kilolu veya şişman insanların ‘düşük kalori alımına uyum sağlamış bir vücut kimyaları’ vardır. Hormonal ve metabolik süreçleri, kalorileri yeteri kadar kullanmaz. Azalmış bir metabolizma hızı öncelikle kalorilerin yakılmasında daha az gayretli, tembel bir vücut ile kendini gösterir. Metabolik hızları zaten düşük, kalori yakma yetenekleri zaten sınırlı olan bu şanssız insanlar da zaman zaman küçük kaçamaklar yapmakta, bazen yemek konusunda aşırıya kaçabilmektedir. Ama aynı kaçamakların daha büyüklerini, daha sık tekrarlayan arkadaşları zayıf kalmaya devam ederken onların her kaçamağı kalçalarına, karınlarına eklenmiş yağ yığıncıklarını anı olarak bırakmaktadır. |
|
|
ŞARLATAN
ŞOK DİYETLER
Bazı hastalarda diyetler, ne yazık ki hiçbir işe yaramıyor. Kendini yememe konusunda olağanüstü sınırlayıp birkaç yüz gram verince bayram eden, en ufak kaçamağında ise bir kaç kiloyu hızla alıp depresyona giren pek çok insan var. Kısacası, diyetler tek başına çoğu zaman işe yaramıyor, etkili ve yeterli olmuyor. Özellikle şarlatan şok diyetler tehlikeli bile olabiliyor. Bunun en büyük kanıtı neredeyse her gün yeni bir diyet programı yayınlanırken, kilolu veya obezlerin sayısında yüzbinleri bulan artışların yaşanmasıdır. Kilo fazlalığı ve şişmanlık salgınının önü bir türlü alınamıyor. Sorun bir salgın hastalık değil, ‘çılgın bir sağlık sorunu’ hızıyla ve önlenemez bir süratle yayılıyor, dünyamız her gün tonlarca daha ağır hale geliyor. |
|
|
ALMAK DAHA
KOLAY
Diyetler hiç şüphe yok ki kilo vermekte yardımcı oluyorlar, ama her zaman ve koşulsuz çözümler olmaları asla mümkün değil. Diğer taraftan fazla kilolu insanlarda problemin çoğu kez ‘kilo vermek’ değil ‘kilo almak’ olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyor. Bu insanlar zor, güç bela kilo veriyorlar, ama kısa bir süre sonra kaybettiklerinin de çok daha fazlasını, daha kısa bir sürede alıyor. Sorun tedavinin eksik ve etkisiz olmasından kaynaklanıyor. Bilinen bu örnekle; kilo sorununu çözmede sadece diyetle yetinmek, ayağı kırılmış bir hastayı ağrı kesici verip eve göndermekten pek farklı değil. Ağrı kesicinin etkisi kısa bir süre sonra geçecek, siz sorunla yeniden başbaşa kalacaksınız. Problemin çözümü kırılan ayağınızın alçıya alınması veya ameliyatla onarılmasındadır. Soruna geçici çözümler bulmak pek sonuç vermez. SORUN NASIL ÇÖZÜLÜR? Kilo fazlalığı veya şişmanlık sorunu olanlara sadece diyetlerle kilo verdirmeye çalışmak da buna benzer. Diyet programını eksiksiz uygularsanız, belki de bir miktar kilo verebilirsiniz. Kilo almanıza neden olan metabolik sorununuz veya kilo almaya hormonal-genetik yatkınlığınız ise çözülmemiştir, sürüp gitmektedir. Diğerlerinden daha kolay ve daha hızlı kilo almanıza neden olan davranışsal, metabolik veya hormonal sorun varlığını sürdürmektedir. Sorunun medikal çözümü, ikinci ve üçüncü derece tedavi unsurlarının da devreye aynı anda sokulmasındadır. ‘Yeme davranışındaki bozukluk’ çözülmedikçe altta yatan hormonal veya metabolik sorun tedavi edilmedikçe sadece diyet yaparak verilen kiloları aynı hızla ve fazlasıyla geri almanız kaçınılmazdır. | |
13/5/2008, Kategori: DİYETLER : Yorum (0) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!
TATİL DİYETİ..
Genel kurallar:
* Her gün iki litre, yani 12 bardak su içilecek.
* Sabah aç karnına ve gece yatarken mutlaka 2'şer bardak su içilecek. Su yemek arasında değil, ancak yemeklerden bir saat sonra içilecek.
* Peynirin, yağın her türü yasak.
* Suyun dışındaki tüm içecekler yasak. Soda ve diyet kolalar dahil.
* Kahvenin tüm çeşitleri yasak.
* Yenmesine izin verilen sebzeler karnıbahar, patlıcan, kabak ve taze fasulye. Patlıcanın sadece közlemesine izin var. Havuç, patates asla yok.
* Tuz, şeker kesinlikle yok. Karabiber istenirse kullanılabiliyor.
* Konserve yiyecekler, sucuk, pastırma da kesinlikle yok.
* Her gün için sadece kahvaltıda bir dilim diyet kepek ekmeği yenebilir.
* Süt yasak, diyet yoğurt limitli.
Sabah:
Bir dilim diyet kepek ekmeği, teflon tavada yağsız olarak çevrilmiş bir
avuç taze mantar, bir adet domates, bir adet salatalık (Haftada iki gün
katı yumurta yenebilir).
11.00'de bir adet salatalık.
Öğle:
Bir dilim haşlanmış beyaz tavuk eti veya balık. Üzerine sadece limon
sıkılmış bol kıvırcık salata. Bir adet domates, bir adet salatalık.
16.00'da bir adet ekşi elma (Haftada iki gün elma yerine kivi yenebilir).
Akşam:
Üzerine iki kaşık diyet yoğurt konmuş bir avuç haşlanmış sebze (Öğle
yemeğinde balık ya da et yenmişse akşamları sebze yenecek. Böylece
sebze-et dönüşümü uygulanacak). Bir avuç haşlanmış taze karides.
22.00'de bir adet ekşi elma.
12/5/2008, Kategori: DİYETLER : Yorum (0) : Yorum yaz! : Arkadaşına Gönder!
<- Önceki Sayfa : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->
